%30 Hibe Destekli EPS Modeli ile Performans Odaklı Tasarruf
Enerji maliyetlerinin hızla arttığı günümüzde, işletmeler için enerji verimliliği artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda finansal sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan son düzenleme, enerji verimliliği yatırımları açısından önemli bir dönüm noktasına işaret etmektedir.
Yeni düzenleme ile birlikte Enerji Performans Sözleşmeleri (EPS) kapsamında gerçekleştirilen enerji verimliliği projeleri, artık Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) desteklerinden yararlanabilmektedir. Bu gelişme, performans odaklı enerji yatırımlarının daha geniş ölçekte uygulanabilmesini mümkün kılmaktadır.

Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) Nedir?
Enerji Performans Sözleşmesi (EPS), enerji verimliliği projelerinin ilk yatırım maliyetinin işletme tarafından karşılanmadığı, sağlanan enerji tasarrufları üzerinden geri ödeme yapılan bir finansman ve uygulama modelidir. Bu modelde yatırım, uygulama ve performans süreçleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınır.
EPS kapsamında projeler genellikle Enerji Hizmet Şirketleri (ESCO) tarafından finanse edilir. Uygulama sonrası elde edilen enerji tasarrufları, uzun dönemli bir sözleşme çerçevesinde taraflar arasında paylaşılır. Böylece işletmeler, sermaye ayırmadan enerji verimliliği yatırımlarını hayata geçirebilir.
En kritik nokta ise, elde edilecek tasarrufların ölçülebilir, doğrulanabilir ve sözleşme ile garanti altına alınmış olmasıdır. Bu sayede hem teknik hem de finansal riskler büyük ölçüde işletmenin üzerinden alınmış olur.
EPS Modeli Nasıl Çalışır?
EPS modeli, klasik yatırım yaklaşımlarından farklı olarak performans temelli bir yapı sunar. Süreç genel hatlarıyla şu adımlardan oluşur:
İlk olarak tesisin mevcut enerji tüketimi detaylı şekilde analiz edilir ve enerji tasarruf potansiyeli ortaya konur. Ardından teknik ve ekonomik fizibilite çalışmaları yapılır. Uygun bulunan projeler, enerji hizmet şirketi tarafından finanse edilerek hayata geçirilir.
Uygulama sonrasında enerji tüketimi, uluslararası kabul görmüş ölçme ve doğrulama (M&V) metodolojileri ile izlenir. Gerçekleşen tasarruflar üzerinden, sözleşmede belirlenen paylaşım modeli doğrultusunda ödeme yapılır. Eğer beklenen tasarruf sağlanamazsa, performans riski işletmeye değil uygulayıcı tarafa aittir.


VAP Desteği ile EPS Modelinin Güçlenmesi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın güncel düzenlemesi ile EPS projelerinin VAP destekleri kapsamına alınması, bu modelin finansal cazibesini önemli ölçüde artırmıştır. VAP desteği kapsamında, uygun projelerde yatırım bedelinin %30’una kadar hibe sağlanabilmektedir.
Bu destek mekanizması sayesinde EPS projeleri yalnızca riskleri azaltmakla kalmaz; aynı zamanda geri ödeme sürelerini kısaltarak yatırımın finansal fizibilitesini daha da güçlendirir. Özellikle yüksek enerji tüketimine sahip tesislerde, EPS + VAP kombinasyonu ciddi bir rekabet avantajı yaratmaktadır.

EPS Modelinin Sağladığı Finansal ve Operasyonel Avantajlar
EPS modeli, işletmelere yalnızca enerji tasarrufu değil, aynı zamanda stratejik bir maliyet yönetimi yaklaşımı sunar. Bu modelin öne çıkan avantajları şu şekilde özetlenebilir:
İlk yatırım maliyeti gerektirmemesi, işletme bütçesini zorlamadan projelerin başlatılabilmesini sağlar. Finansman ve performans risklerinin işletmeye ait olmaması, karar alma süreçlerini kolaylaştırır. Ölçülebilir ve doğrulanabilir tasarruf yaklaşımı, elde edilen kazanımların somut verilerle izlenmesine imkân tanır. Ayrıca sözleşme süresi sonunda elde edilen kazanımlar işletmeye kalıcı olarak yansır ve enerji maliyetlerinde sürdürülebilir bir düşüş sağlanır.
EPS Modeli Kimler İçin Uygundur?
Enerji Performans Sözleşmeleri, özellikle enerji yöneticisi görevlendirme zorunluluğu bulunan tesisler için son derece uygun bir modeldir. Bu kapsamda;
Enerji yoğun endüstriyel işletmeler, alışveriş merkezleri ve ticari binalar, oteller ve hizmet binaları, kamu binaları ve büyük ölçekli tesisler EPS modelinden etkin şekilde faydalanabilmektedir. Yüksek enerji tüketimi olan her yapı için EPS, finansal yük oluşturmadan enerji performansını iyileştirmenin etkili bir yolunu sunar.
Danışmanlık Kapsamında Sunulan Hizmetler
EPS projelerinin başarıyla hayata geçirilebilmesi için teknik bilgi kadar doğru proje kurgusu ve mevzuat hakimiyeti de kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda sunulan danışmanlık hizmetleri; EPS proje geliştirme ve fizibilite çalışmaları, VAP başvuru dosyasının hazırlanması ve süreç yönetimi, enerji tasarruf potansiyeli analizleri, ölçme ve doğrulama altyapısının kurgulanması ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi ile uyumlu proje tasarımını kapsamaktadır.
Bu bütüncül yaklaşım sayesinde enerji verimliliği projeleri yalnızca teknik bir uygulama olmaktan çıkar, kurumsal enerji yönetiminin bir parçası haline gelir.


Performans Odaklı ve Sürdürülebilir Bir Enerji Yatırımı
Enerji verimliliği yatırımlarını hem finansal hem de operasyonel açıdan sürdürülebilir şekilde hayata geçirmek isteyen kurumlar için EPS modeli, güncel VAP destekleri ile birlikte önemli bir fırsat sunmaktadır. Performans garantili, ölçülebilir ve finansal riski minimize eden bu yaklaşım, enerji maliyetlerini kontrol altına almanın en etkin yollarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Enerji verimliliğinde yeni döneme geçmek isteyen kurumlar için artık mesele “yatırım yapıp yapmamak” değil, doğru modelle ilerlemektir.